Ortadoğunun kalbinden tekrar merhaba. Geçen hafta Eski Kudüs Şehri’ndeki Müslüman mahallesindeki en kutsal yapı olan Mescidi Aksa’daydık. Bugün Hristiyan Mahallesi’ndeyiz ve burada ele almamız gereken çok önemli iki yer var. Biri Hz. Isa’nın çarmıha gerilmek üzere yürüdüğü Çile Yolu (Via Dolorosa) diğeri Çile Yolu’nun son durağı olan Kutsal Kabir Kilisesi.

VIA DOLOROSA ( ÇİLE YOLU , KEDER YOLU) ; Eski Kudüs Şehri içinde bulunan Çile Yolu 14 duraktan oluşan yaklaşık 600 metrelik bir yol. Eski Şehri’n Aslan Kapısı’ndan başlayıp Kıyamet Kilisesi’nde son bulan bu yol Hristiyanların dünya üzerindeki en kutsal yeri.

Hatırlarsanız ” Zeytindağı ” yazımda, Hz. Isa son akşam yemeğinde kendisine Yahuda’nın ihanet ettiğini ve çekeceği acıları bildiğini söyledikten sonra Kidron Vadisi’ne ( Cehennem Çukuru ) gitmiş , orada yakalanmıştı. Cehennem Çukuru’nda yakalandıktan sonra da Getsemani Bahçesine son duasını etmesi için götürülüyordu. ( Daha fazla detay için sayfamda ” Zeytindağı ” başlıklı yazımı okuyabilirsiniz.) İşte Getsemani Bahçesi’nden sonra Zeytindağı’nın tam karşısında bulunan Eski Şehir surlarının içine getirildi. Burada yargılanıp , ölüm hükmü verildikten sonra Golgota Tepesi’ne kadar olan bu çile yolunu çarmıhıyla birlikte yürüdü. Burada toplamda 14 durak bulunmakta. 9 durak yol üzerinde , diğer 5 durak da Golgota Tepesi’ne kurulmuş olan Kıyamet Kilisesi’nin içinde bulunmakta. Bugün bu yol Hristiyanların hac yolu. Hristiyanlar bu yolda yürüyerek her durakta durup Incil’den ilgili kısımları okuyarak hac ibadetlerini gerçekleştiriyorlar. Bazı Hristiyan hacılar Isa’nın çekmiş olduğu acıyı bedenlerinde hissedebilmek için kendileri de Hz.Isa gibi çarmıh büyüklüğünde hac taşıyorlar .
Film Önerisi ;The Passion Of The Christ (Tutku)
Çile yolunda yürürken eskileri ve yaşanan acıları düşünmeden edemiyorsunuz. Zaten taşların ve yolların yapısı da sizi o yıllarda yürüyormuşsunuz gibi hissettiriyor.

Hazırsanız Eski Kudüs Şehri’nde Çile Yolu ve ardından Kıyamet Kilisesi yolculuğumuz başlasın.

1.Durak ; Hz.Isa’nın yargılanması ve çarmıha gerilerek ölüm emrinin verilmesi. Roma Dönemi’nde iç avlunun bulunduğu bu yerde bugün Ömeriyye Ilkokulu bulunmaktadır. Burada Hz. Isa yargılanıyor ve Roma Imparatorluğu’nun Yahuda Eyaleti’nin Valisi Pontus Pilatus tarafından ölüm hükmü veriliyor.


2.Durak; Kırbaçlama Kilisesi. Romalı askerlerin Isa’yı kırbaçladığı ve cezasının açıklanmasının ardından başına dikenli telin geçirildiği yerdir.

2.Durak ile 3.Durak arasında “Ecce Hommo” adında bir kemer bulunmakta. İmparator Hadrian zamanından kalma bir kapının parçası olan bu kemerin Hristiyanlar için önemi şudur; Roma valisi bu kemerin üzerine çıkarak halka seslenmiş ve Hz.Isa’yı işaret ederek “ecce hommo” , “işte o insan” demiştir. Burada halka ona ne yapmamı istiyorsunuz diye sormak için bu ifadeyi kullanmıştır.



3.Durak; Bu durakta Hz. Isa çarmıhını taşırken çektiği acıya dayanamayarak yere düşer. Bu olayın anısına Ermeni Katolik Kilisesi tarafından 15.yy’da küçük bir şapel yaptırılmıştır.

4.Durak; Hz.Isa bu durakta annesiyle karşılaşıyor. Meryem Ana oğlunu görmek ve acılarını paylaşmak için sokak köşesinde onu beklemekteydi. Buradaki Ermeni Şapeli , Hz.Isa çarmıhını taşırken yanından geçtiğinde Meryem’in durduğu yeri (Stabat Mater Dolorosa) sembolize eder.



5.Durak ; Bu durak Simon’un ( Simon Fısıh Bayramı için Kudüs ‘e Kuzey Afrika’dan gelen bir hacıydı. Daha sonra Aziz ilan ediliyor) Romalı askerler tarafından Isa’ya çarmıhı taşımasında yardım etmeye zorlandığı yerdir.
Burada kilisenin hemen yanındaki duvarda Hristiyan hacıların ellerini yüzlerini sürdükleri bir taş bulunmakta. Bu taşın Hz.Isa’nın dinlenmek için elini dayadığı taş olduğuna inanılıyor.

6.Durak; Burada Veronica Hz. Isa’nın yüzünü siliyor. Geleneğe göre, Veronica’nın evi Via Dolorosa( Çile Yolu) ‘nın yanındadır. Evinden Isa’yı karşılamak ve anlındaki teri, kanı silmek için çıkmıştır.

7.Durak; Hz. Isa burada ikinci kez yere düşüyor. Buradaki şapelin içinde Roma Cardo sütun dizisinin bir parçası günümüze kadar gelmeyi başarabilmiş.

8.Durak ; Bu durak açık bir alanda ve Hristiyan inancına göre bu yerde Isa , acı içinde ağlayan kadınlara seslenerek ” Benim için ağlamayın, kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın.” dedi. Onlara günahlardan pişman olmaları ve Allah’ın yargısından korkmaları gerektiğini hatırlatıyor.

9.Durak ; Hz.Isa’nın burada gücü tamamiyle tükeniyor ve 3.kez düşüyor. Kutsal Kabir Kilisesi’nin girişinde yer alıyor bu durak.

10.Durak ; Hz.Isa’nın burada kanlı elbiseleri üzerinden çıkartılıyor. 10-14 Durakları Kıyamet Kilisesi’nin içinde bulunuyor.
11.Durak ; Burada Hz.Isa ellerinden ve ayaklarından çarmıha çivileniyor.
12.Durak; Burası Hz.Isa’nın çarmıha gerildiği, öldüğü yer. Burada yerde Hz.Isa’nın çarmıhı duruyormus bu yüzden de bu kayanın üzerine Rum Ortodoks Şapeli yaptırılmış.

13.Durak; Hz.Isa’nın bedeni burada çarmıhtan indiriliyor. Meryem’in Isa’nın bedenini indirdikten sonra yatırdığı taş ‘Musalla Taşı’ Hristiyanlar için oldukça önemli. Bu taşın üzerinde cansız bedeni yıkanıyor bu yüzden de taş hep ıslak tutuluyor. Buraya gelen Hristiyan hacılar taşa dokunuyor, eğilip öpüyor hatta üzerine kapanıp ağlıyorlar. Bu taşın üzerinde görülen lambalar Kilise üzerinde hakkı olan bazı kiliseleri sembolize ediyor.( Rum Ortodoksu , Fransiskan , Süryani Kilisesi, Ermeni Kilisesi)


14.Durak; Hz. Isa bu durakta kayaların arasında oyulmuş bir mezara koyuluyor. Burası 19.yy’da yunanlılar tarafından inşa edilmiş bir yapı ile çevrili. İçinde ‘Melek Şapeli’ denilen küçük zarif bir odada mezarı kaplayan taşın bir parçası olduğuna inanılan taş sunak bulunuyor. Buna da ‘Cebrail Taşı’ deniliyor.


Hz.Isa’nın çarmıha gerildiği bu tepenin adı ‘Golgota Tepesi’. Golgota kafatası demek. O dönem çarmıha gerilme cezası alan herkes bu tepede can veriyordu. Aziz Helena 4.yy’da Hz.Isa’nın anısına bu kiliseyi yaptırıyor. Kutsal Kabir Kilisesi bir çok isimle anılıyor ‘Diriliş Kilisesi’ , ‘Kıyamet Kilisesi’… Kilise içinde Hz.Isa’nın çarmıha gerildiği kaya parçası günümüze kadar varlığını sürdürmeyi başarmış.

Kilise içinde hakkı bulunan bazı farklı kiliselere ait bölümler ve yönetim merkezleri bulunmakta. (Rum Ortodoks Patrikliğinin Merkezi, Katolik Kilisesi , Süryani Ortodoks Kilisesi, Ermeni Kilisesi , Fransisken gibi ) Bu kiliseler aralarında geçmişte birçok kavga yaşamışlar. Bu çok kutsal kilisenin kapısının anahtarının kimde kalacağı konusu büyük tartışmalara sebep olmuş. Sonunda Selahaddin Eyyübi, büyük kavgalara neden olan Kutsal Kabir Kilisesi’nin anahtarını Müslüman bir aileye vererek sorunu çözmüş. Günümüze kadar gelen bu uygulama 850 yıldır bu Müslüman ailede bulunuyor ve anahtar babadan oğula geçiyor. Her akşam kiliseyi kapatıp sabah açıyorlar. Bugün bu yetki Nuseybe ve Joudeh Müslüman ailelerinin sorumluluğunda.
Hristiyanlarla Müslümanların birarada olduğu bu anahtar konusuna benzeyen başka dikkatimi çeken bir şey daha var. Kıyamet Kilisesi’nin çan kulesinin hemen yanında bir cami minaresi gözümüze çarpıyor , Hz.Ömer Cami.
Hz.Ömer Kutsal Kabir Kilisesi’ni ziyareti sırasında namaz vakti geliyor. Patriğin ısrarına rağmen kilisede değil hemen yanında bulunan bir yerde namazını kılıyor. Ardından buraya kendisine ithafen bu cami yaptırılıyor.

Son olarak eklemek istediğim bir Hristiyan geleneği var.” Palmiye Pazarı Ayini” . Hz.Isa’nın gömüldüğü yer olduğuna inanılan Kıyamet Kilisesi’nde Paskalya’nın ilk günü olan kutsal palmiye pazarı ayini , Hz.Isa’nın çarmıha gerilmeden önce Kudüs’e gelişini sembolize ediyor. Çölde geçirdiği 40 günden sonra ( Jericho yazımı okuyanlar hatırlayacaktır) Isa Kudüs’ e döner. Halk ellerinde palmiye dallarıyla onu selamlar.

Çölden döndükten sonra perşembe günü havarileriyle son akşam yemeğini yiyen Hz.Isa ertesi günü çarmıha gerilir.Bu sebeple bunun kutsallığına atıfta bulunmak isteyen Hristiyanlar Paskalya’nın ilk günü ellerinde palmiye dallarıyla kiliseye gelirler.
Yazımı burada sonlandırırken haftaya Yahudi Bölümünde olacağımızın da haberini vermek isterim.Müslümanlar için en kutsal yapı Mescidi Aksa’yı gezdik. Bugün Hristiyanlar için en kutsal yapı olan Kutsal Kabir Kilisesi ve Çile Yolu’ndaydık. Haftaya Yahudiler için en kutsal yapı olan Ağlama Duvarı ve çevresindeki önemli yapıları gezeceğiz. Tekrar hatırlatmak isterim ki bu üç yapının arasında sadece metreler var ve hepsine aynı ortamda şahit olmak bu duyguları her bir dini mezheple bir arada deneyimlemek gerçekten eşsiz. Umuyorum ki sen de bu yolculukta benimle benzer duyguları hissediyorsundur. Sevgiler..

Yorum bırakın