
Bu hafta öyle bir müzedeyiz ki , gez gez bitmez yaz yaz bitmez..
İçinde dünyanın farklı bölgelerinden getirilen eserlerin sergilendiği bu müze, zengin koleksiyonu sayesinde hem ülkenin hem de tüm dünyanın en önemli müzelerinden birisidir.

İsrail Müzesi, 1965 yılında İsrail’in en önde giden kültürel kurumu ve dünyadaki en ileri gelen ansiklopedik müzelerden biri olarak kuruldu. Müze, Kudüs ’ün Givat Ram muhitindeki bir tepede Knesset (İsrail Anayasa Mahkemesi ) ve Kudüs İbrani Üniversitesitesi’nin yakınlarındadır.
Müzede güzel sanatlara ait onbir farklı departman bulunmaktadır: İsrail Sanatı, Avrupa Sanatı, Modern Sanat, Çağdaş Sanat, Baskı ve Çizimler, Fotoğraf, Tasarım ve Mimari, Asya Sanatı, Afrika Sanatı, Okyanus Sanatı ve Amerika Kıtası Sanatı.
Dünyanın her tarafından gelen bağışlar, Uzakdoğu’dan Afrika’ya geniş bir yelpazede yaşayan Yahudilerin tarih, kültür ve geleneklerinin yansıtılmasına imkan sağlamaktadır. Bugün geniş bir kampüse yayılan İsrail Müzesi, dünyanın en ilginç müzeleri arasında yer almaktadır.
Müzede sunulan nadir objeler arasında, Berekhat Ram’lı Venüs; 1736 yılında Surinam’da kurulan Zedek ve Şalom sinagoğunun içi; Yemen’de Yahudi gelinler tarafından giyilen gerdanlıklar; 17. Yüzyıl’dan kalma İranlı bir mozaik mihrab; İsa’nın çarmıha gerildiği dönemden kalma, yine çarmıha germe için kullanılan çivilerden biri vardır.


Biz gezmeye müzenin bahçesinden başlayalım. 20 dönümlük bir arazi üzerine kurulmuş bir yürüyüş parkurunda yürürken sırayla harika eserlerle karşılaşacağız.

Anish Kapoor’un kum saati şeklindeki, cilalı paslanmaz çelik heykeli, müze kampüsünün en yüksek noktasında, galerilere giden gezinti yolunun üzerinde bulunuyor. Heykelin şekli, oldukça yansıtıcı yüzeyi ve anıtsal boyutları, onun devasa bir ayna işlevi görmesini sağlıyor. Adından da anlaşılacağı gibi, çalışma, yüzeyinde yansıyanları tersine çeviriyor. Heykelin konumu ve formu, uzay ve zamanın anlamları üzerine fikirler uyandırmak maksadıyla oluşturulmuş.





1977’de Robert Indiana’nın kendine özgü tasarladığı ve Ibranice’de Aşk anlamına gelen bu ikonik eser; çeliğin mavi gökyüzüne karşı kahverengi pası, yeryüzü ve gökyüzü arasında bir zıtlık oluşturarak aşkın iki farklı yönünü göstermeyi amaçlıyor.

Sanatçının demirden yaptığı dev, budaklı ve yaşlı ölü ağaç heykelleri, müzeyi gezerken karşılaştığım en ilginç eserlerden biri oldu. Ai Weiwei’nin eserleri her zaman eleştirel düşünmeye ve hiçbir şeyi olduğu gibi kabul etmemeye çağırıyor. Her eserinde olduğu gibi İsrail Müzesi’nde sergilenen bu eserinde de aynı soruyu sordurtuyor. Gördüklerimiz gerçek mi? Belki gerçek, belki değil!

Tracy Amin’in anıtsal heykeli olan ‘The Ham’; aşk, tutku ve acıyla başa çıkmaya çalışan yaşlı bir kadını tasvirliyor. Eser, 2016 yılında annesini kaybeden sanatçının kişisel acısını da yansıtmayı amaçlamış.





Ayrıca bahçede dev bir Kudüs Old City minyatürü bulunuyor. Yaşadığımız şehre sokak sokak bakabilmek gerçekten keyifliydi.
Müzenin bahçesi bile tek başına bir müze sanki.Hem açık havada yürüyüş yapıyor hem de gördüğünüz sanat eserleriyle yürüyüşünüz daha keyifli hale geliyor. Bahçe kısmında yer alan bu eserler dışında Kudüs manzarasının tadını çıkartmak ve çocuklar için yapılmış ağaç ev ve parklarda vakit geçirmek de bu geziye dahil. 🙂 Tatlı bir pazar gününü sabahtan akşama kadar buraya ayırmanızı tavsiye ederim.


Şimdi bahçede bulunan son yapıya gelelim. Burası müzenin en önemli kısmı. Keşfinden sonra yıllarca halktan gizlenen 2000 yıllık sır bu yapının içinde sergileniyor.


Muhammed el Dib adında Tamire kabilesine mensup genç bir Bedevi keçi çobanı 1946 sonbaharında, bir sabah Ölüdeniz’in kuzeybatı kıyısından bir mil uzaklıktaki Khirbet Kumran köyünün etrafında dolaşırken gözüne bir mağara girişi çarptı ve oyuğu genişletip içeriye girdi. Mağarada bazısı İbranice, bazısı da artık ölü bir dil olan Aramice ile kâğıt, deri yahut bakır plakalar üzerine kaydedilmiş 600 civarında elyazması buldu. Parşomenlerle ne yapacaklarını şaşıran Bedeviler ilk başta yazıtları çadır direkleri üzerine astılar. Sonrasında koleksiyonu bir antikacıya günümüzün karşılığında 80 TL’ye sattılar. Elden ele dolaşan parşomenler en sonunda Profesör Dr. John Trever tarafından satın alındı ve böylece keşif dünyaya duyuruldu.Ölü Deniz Parşömenleri olarak tanınan Kumran tomarları/yazıtları 981 metinden oluşmakta ve çoğu M.Ö. 3. ve 1. yüzyıllar arasında tarihlendirmektedirler. Yazıtların %40’ı Ester dışında mevcut Eski Ahit’in tüm kitaplarından nüshalar içermektedirler. Bunlar arasında en önemlisi hemen hemen tüm Yeşaya kitabını içeren büyük Yeşaya rulosudur. Yazıtların %30’u Eski Ahit’in Deuterokanonik ve Apokrif yazıtlarını oluşturan Enok Kitabı, Tobit, Jübileler, Sirak gibi kitapların nüshalarını içermektedirler. Kalan %30’unda ise Kumran tarikatının (Esenler) cemaat kuralları ve Eski Ahit yorum geleneklerini içeren yazılar mevcuttur.Yani denilen o ki Tevrat’tan önce yazılmış bir kitap daha var ve bu tüyler ürpertici.
Kitap Önerisi ; Geza Vermes – Ölü Deniz Parşomenleri Kumran Yazıtları
Kitap Hakkında Kısa Bilgi ; Ölü Deniz Parşömenleri (Kumran Yazıtları)
1947 ve 1956 yılları arasında Yahuda Çölü’nde keşfedilen Ölü Deniz Parşömenleri, bütün zamanların en büyük arkeolojik buluşlarından biriydi. Bu sıra dışı elyazmaları, İsa’dan önce ve İsa’nın döneminde yaşamış bir Yahudi tarikatı olan Esseniler tarafından Kumran mağaralarına gizlenmişti. İbranice, Aramca ve Grekçe yazılı parşömenler; İbranice Kutsal Kitap, erken Musevilik ve Hristiyanlığın kökenleri hakkındaki fikirlerimizi değiştirdi.Elinizdeki kitap, dünyanın en saygın Ölü Deniz Parşömenleri akademisyen araştırmacılarından Geza Vermes’in klasik çevirisinin gözden geçirilmiş baskısıdır. Önceden basılmamış malzemelerle ve yeni bir önsözle desteklenen bu baskı aynı zamanda bir parşömen kataloğu ve Kumran metinlerinin listesini içeriyor.
Kitap Önerisi; Enok’un Kitabı Hermes Yayınları
Kitap Önerisi; Erich Von Daniken -Tanrıların Arabaları

‘Bu metinleri Vatikan sakladı, Yahudiler yayınladı, İslam dünyası ise işe karışmadı.’ Murat Bardakçı’nın köşe yazısı linkini aşağıya ekliyorum. Habertürk 12.07.2015


Yazmaların üzerinde bulunduğu hayvan derileri ilginç bir bilimsel çalışmaya da konu olmuş👇👇
https://www.sciencedirect.com/science/article/pii/S0092867420305523
Ölüdeniz yazılarının etkisinden uzun süre kurtulamayacağıma emin bir şekilde bu kısımdan ayrılıyorum.Şimdi müzenin içine doğru yol alıyoruz. Burası başka bir dünya!
Burada anlatacak çok şey var. Bir yandan binlerce yıllık geçmişe gidip tarihi eserler aracılığıyla geçmişe yolculuk yaparken, diğer yandan yüzlerce yıl ileriye gidip teknolojik araçlarla ufkumuzu genişletiyoruz. Dünyaca ünlü ressamların gerçek tablolarını görme fırsatı bulup, ülkelerin kültürlerine dair eserlerle tanışıyoruz. Yahudilerin gelenekleri ve kültürleri ile ilgili pek çok bilgi sahibi olabiliyoruz.
Müzede 500.000 adet obje sergileniyor. Bunların hepsini aktarmayı çok isterdim ama imkansız. Bu sebeple müzenin içerisinden beni etkileyen bazı eserleri ele alacağım.

MS 117 – 138 aralığına tarihlenen ve Roma döneminden kalma bronz imparator heykellerinden biri olan eserde Hadrianus , birliklerini selamlayan yüksek askeri komutanın tipik pozunda tasvir ediliyor. Kendisi beş büyük Roma Imparatorunun üçüncüsü .





































Benim müze hakkında söyleyeceklerim bu kadar 🙂 Müzeyi gezdikten sonra ilgini çeken bölümler olursa lütfen benimle paylaş hemen eklerim , yazıyı güncel tutmak beni mutlu eder🤍
Ayrıca son olarak , Ölüdeniz (Lut Gölü) tuzundan yapılmış sanat eserlerinden oluşan ‘ Yanan Deniz ‘ sergisi Haziran 2023 tarihine kadar İsrail Müzesi ‘nde. İsrail ‘de yaşayan arkadaşların görmesini tavsiye ederim. Gerçekten Dead Sea sanatıyla da bir kez daha büyüledi. Gidemeyecek arkadaşlar için sergiden kareler ekliyorum.















İlber Ortaylı’nın mutlaka görülmesi gereken müzeler listesinde bulunan İsrail Müzesi hakkını verir derecede içerik zenginliğiyle bizi çok güzel ağırladı. Umarım sen de yazının sonunda güzel ağırlanmış hissediyorsundur 🙏 Sevgilerimle..

Cemile’ciğim ne kadar güzel bir blog👌🏻 gidemeyeceğimiz yerleri ayağımıza getirmişsin, yeni keşfettim takipteyim
BeğenBeğen
Nesrin Hanım çok teşekkür ederim 🌸 Hoşgeldiniz ❤️
BeğenBeğen